STM olarak sürdürülebilirliği; yalnızca çevresel etkilerle sınırlı olmayan, etik değerlerimizden insan kaynağımıza, toplumsal katkımızdan yönetişim anlayışımıza uzanan bütüncül bir sorumluluk alanı olarak ele alıyoruz. Kurumsal sürdürülebilirliği, stratejik yönetim anlayışımızın temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor; bugünün ihtiyaçlarını karşılarken geleceğin güvenliğini ve refahını gözeten bir yaklaşım benimsiyoruz.
“Sınırsız teknolojiler, güvenli yarınlar” mottosuyla; inovasyon, kalite ve sürdürülebilirlik odaklı bir marka olarak yolumuza devam ediyor, Ar-Ge gücümüz ve nitelikli insan kaynağımızla yerli ve milli üretim kapasitesinin gelişimine katkı sağlıyoruz. Türk savunma sanayiini uluslararası alanda temsil eden güçlü bir mühendislik markası olma hedefiyle, sürdürülebilir büyümeyi temel önceliklerimiz arasında görüyoruz.
Sürdürülebilirliği; ürün ve hizmetlerimizin tasarımından geliştirme süreçlerine, tedarik zincirimizden müşteri ilişkilerimize, çalışan bağlılığından toplumsal faydaya kadar uzanan geniş bir çerçevede değerlendiriyoruz. Rekabetçi, güvenilir ve yenilikçi çözümler geliştirme misyonumuzun; yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin güvenliğini de gözetmesi gerektiğine inanıyoruz.
Bu anlayışla sürdürülebilirliği bir uyum yükümlülüğü olarak değil; kurumsal stratejimizin doğal bir parçası ve uzun vadeli rekabet avantajı unsuru olarak ele alıyoruz. Tüm faaliyetlerimizi Çevresel, Sosyal ve Yönetişim (ÇSY) boyutlarını kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışıyla şekillendiriyoruz.
İnsan kaynağımızı Şirketimizin en değerli stratejik gücü olarak görüyor; tüm insan kaynakları süreçlerimizi adil, kapsayıcı ve yetkinlik temelli bir yaklaşımla yönetiyoruz. Çalışanlarımızın gelişimini destekleyen politikalarımızla sürdürülebilir bir çalışma kültürü oluşturmayı ve çalışan bağlılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz.
Sürekli gelişim, iletişim, motivasyon ve ödüllendirme uygulamalarımızla bireysel gelişimi teşvik ediyor; güçlü kurum kültürümüzü yüksek performans ve yenilikçilik anlayışıyla pekiştiriyoruz.
Sürdürülebilirliğin, güçlü ve kapsayıcı toplumlarla mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu doğrultuda; sağlık, eğitim, çevre ve sosyal kapsayıcılık alanlarında uzun vadeli değer yaratan sosyal sorumluluk projelerine öncülük ediyoruz. Kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve yerel paydaşlarla iş birlikleri geliştirerek bilgi birikimimizi toplumsal faydaya dönüştürüyor; kriz dönemlerinde hızlı, normal dönemlerde ise kalıcı etki yaratan bir sosyal katkı modeli benimsiyoruz.
Sürdürülebilirliğin güçlü bir yönetişim yapısı ile mümkün olduğuna inanıyor; kurumsal politikalarımızı stratejik hedeflerimizle uyumlu, şeffaf ve uygulanabilir şekilde tasarlıyoruz. Etik iş anlayışımızı, kalite odaklı yaklaşımımızı ve teknoloji üretme kabiliyetimizi bütüncül bir çerçevede güvence altına alıyoruz.
Ar-Ge, kalite, dijitalleşme, risk yönetimi ve bilgi güvenliği ekseninde; sürdürülebilir, yenilikçi ve güvenilir iş süreçleri yürütüyoruz. Dijital yetkinliklerimizi güçlendirerek verimliliği artırıyor, süreçlerimizi daha izlenebilir ve ölçülebilir hâle getiriyor; riskleri proaktif biçimde yöneterek operasyonel sürekliliği destekliyoruz. Bilgi güvenliğini ise kurumsal güvenilirliğimizin ayrılmaz bir unsuru olarak konumlandırıyoruz.
İnovasyonu, sürdürülebilir büyümenin temel itici gücü olarak görüyoruz. Ar-Ge faaliyetlerimizi; ülkemizin yerlileştirme ve millileştirme hedefleri doğrultusunda şekillendiriyor, yüksek katma değerli, yerli ve milli çözümler geliştirmeyi kurumsal sorumluluğumuz olarak benimsiyoruz. Üniversiteler, araştırma merkezleri, start-up’lar ve paydaşlarımızla iş birlikleri geliştirerek inovasyon ekosistemimizi güçlendiriyoruz.
Savunma sanayiinde sürdürülebilirliği; stratejik bağımsızlık ve kritik teknolojilere erişim çerçevesinde ele alıyor, tedarik zinciri yönetimini yerli ekosistemi büyüten ve uzun vadeli dayanıklılığı destekleyen kritik bir unsur olarak konumlandırıyoruz. Yerlilik oranını artırmaya ve dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çalışmalarımızla işimizi geleceğe taşıyoruz.