Günümüz harp ortamı; kara, hava, deniz ve deniz altı unsurlarının aynı anda ve koordineli şekilde görev icra ettiği çok katmanlı bir yapıya dönüşmektedir. Bu yeni yapı; farklı platformların tek tek değil birbiriyle konuşabilen, veri paylaşabilen ve ortak görev bilinciyle hareket edebilen bir bütün olarak çalışmasını gerektirir. STM, bu ihtiyaca cevap veren Multi-Domain (Çoklu Harekât Ortamı) konsepti ile farklı operasyon alanlarını entegre eden yeni nesil bir mühendislik yaklaşımı geliştirmektedir.
Bu yaklaşımın temelinde “asimetrik güç” anlayışı yer almaktadır. Asimetrik güç, büyük ve maliyetli sistemler yerine daha küçük, esnek ve insansız platformlarla yüksek etki üretme kabiliyetini ifade etmektedir. “Süper asimetri” ve “hiper asimetri” ise bu yaklaşımın bir adım ötesini temsil eder. STM’nin vizyonunda bu anlayış bir adım daha ileri taşınarak insansız sistemlerin yalnızca destekleyici değil operasyonun belirleyici unsuru haline geldiği ve geleneksel savunma yapılarının karar süreçlerini zorlayan kullanım senaryoları geliştirilmektedir.

Savunma Sanayii Başkanlığı himayesinde STM tarafından yürütülen KERKES Projesi kapsamında geliştirilen görsel navigasyon kabiliyeti sayesinde, insansız sistemlerin en kritik kırılgan alanlarından biri olan konum kestirimi problemi pasif yöntemlerle çözülmektedir. Bu yetenek ile insansız sistemler dış sinyallere bağımlı olmadan konumlarını belirleyebilmektedir. KERKES, GNSS’e bağımlılığı azaltarak, elektronik karıştırma ortamlarında dahi görev sürekliliğini mümkün kılar.
Konvansiyonel görevleri üstlenmeye hazırlanan sürü İHA teknolojisi, KERKES yeteneği ile birlikte daha yüksek otonomi seviyesine ulaşarak görev sırasında birbirleriyle tehdit bilgisi paylaşabilen, formasyonlarını dinamik olarak değiştirebilen, farklı faydalı yüklerle farklı görevleri aynı anda icra edebilen ve gerektiğinde farklı tipte insansız sistemlerle birlikte çalışabilen ölçeklenebilir bir heterojen yapıya kavuşmuştur. Tüm bu kabiliyetler, karar mekanizmasında insanın kontrolünü koruyan askeri standartlara uygun bir mimari içinde başarıyla gösterilmiştir.
STM’nin vizyonu yalnızca sürü teknolojisi değil heterojen sürü mimarisidir. Heterojen sürü kavramı, aynı görev kapsamında birlikte çalışan insansız sistemlerin farklı tip ve kabiliyetlere sahip olmasını ifade eder. Yani sürü yalnızca aynı model araçlardan oluşmaz; keşif yapan bir İHA, farklı görev yüküne sahip bir vurucu İHA ya da deniz ve kara unsurları aynı operasyon içinde koordineli şekilde görev yapabilir. Buna karşılık homojen sürü, aynı tip ve benzer özellikte platformlardan oluşur. Heterojen yapı sayesinde her sistem kendi güçlü olduğu görevi üstlenirken diğer unsurlarla veri paylaşır ve ortak bir görev bilinciyle hareket eder, bu da operasyonel esneklik ve etkinliği önemli ölçüde artırır.
Bu yapı sayesinde:
STM, dünyada henüz harp sahasında kanıtlanmamış olan, heterojen multi-domain asimetrik sürü konsepti üzerinde yoğun mühendislik ve tatbikat faaliyetleri yürütmektedir. STM, Türkiye’yi bu teknolojiye sahip öncü ülkelerden biri yapma hedefiyle çalışmalarını sürdürmektedir.
STM, dünyada ilk kez canlı mühimmatla 20 elemanlı askeri sürü İHA’nın kamikaze görevini tatbikatta icra ederek sürü teknolojisinde önemli bir eşiği aşmıştır. Bu tecrübe; su altı, su üstü, hava ve kara unsurlarını kapsayan heterojen sürü mimarisinin sahaya taşınması için güçlü bir temel oluşturmuştur. Özellikle hava savunma unsurlarına karşı hiper asimetrik kullanım senaryoları üzerine yürütülen konsept ve test çalışmaları, sürü sistemlerinin yeni nesil taktik harpte nasıl konumlanacağını ortaya koymaktadır.
Heterojen Multi-Domain sürü sistemleri; yalnızca platform geliştirme değil ileri seviye sistem entegrasyonu gerektiren bir mühendislik alanıdır. STM, yıllar içinde kazandığı entegrasyon yetkinliğini yerli ve milli savunma sanayii ekosistemi ile yürüttüğü iş birlikleriyle birleştirerek yeni nesil mühendisliğin sınırlarını genişletmektedir.
Heterojen Multi-Domain insansız sürü sistemler;
STM Otonom Sistemler alanındaki uzman kadrosu ile; faydalı yük çeşitliliği, sürü elemanı çeşitliliği ve Multi-Domain entegrasyon kabiliyetiyle kara, hava, deniz ve deniz altı katmanlarını bütünleşik bir operasyonel mimari altında buluşturmaya yönelik çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir.
Multi-Domain yaklaşımı, yalnızca bir kavram değil; kara, hava, deniz ve deniz altı unsurlarını bütünleşik bir mimari altında bir araya getirerek geleceğin harekât sahasında üstünlük sağlayacak kapsamlı bir mühendislik vizyonudur. STM, bu vizyon doğrultusunda geliştirdiği heterojen insansız sürü sistemlerle, farklı platformları ortak görev bilinci altında buluşturarak insan kaynağının etkinliğini artıran, maliyet etkin ve taktik kullanım anlayışını dönüştüren çözümler sunmaktadır. Bu yaklaşım, yeni nesil operasyon konseptlerini sahaya taşıyarak savunma alanında küresel ölçekte öncü bir yetkinlik ortaya koymayı hedeflemektedir.